10 Haziran 2012 Pazar

Biz şehirsiziz!

 Bu şehir bizi içine yuttu
Bu şehir bizi bizsiz yaşattı
Bu şehir bize, mafiya gibi
Hayatın en ağır faturasın, kesti
Bu şehir bizi bizsiz bıraktı!
Bu şehir bizi bizden alırken
Benliğimizi, Onca dileği,
Alıp'ta yerine hasrettt, hasret bıraktı!
Ve artık şimdi, biz şehirsiziz,,,
İzimizde görünmüyor, adımızda yok
Çünkü artık biz,
Biz şehirsiziz,,,
Ve bizi bizsiz yaşatan bu şehir
Benliğimiz, dileklerimiz,
Her şeyimizi de alıp götürdü
Bizi bizsiliğe mahküm eden bu şehir...
Bu şehir bizi bizsiz bıraktı
Ve artık şimdi biz şehirsiziz
Adımızda yokkk!!!

Mahnı Zenganlı
08.06.2012

4 Aralık 2011 Pazar

Hemşehrım, Yol yoldaşım, Fikirdaşım " Davud xuda karami " ye gelsinn!!!!



O Gözlerinde ki özgürlük tebessümü,
Bakışlarinda tanıdık bir ses
Ve ellerinde ki döyüntü izleri
Alıpta uçurdu beni, Ben olduğum Oooo.. uzaklaraa!!
Alıpta uçurdu beni...
Sen, sen isyankar Ruhumun tercumanıymışsın!
Kırık duyğularımın Suç ortğı
Ve sessizce bağırtılarımın Can çekişmesi!
Sen!
Sen, Ayak izlerimin sızıltısısın,
Yaşadığım Kerbela çölünde.
Isyankar Ruhumun Tercumanısınn
Içime doğduğu Kurt Uvultusuuuu!!
Sen....


Mahni Zenganli
20.11.011

İsyanım...


Benim isyanim sensin,
Başkaldırışımın tek nedeni,
Ruhumu yargılayan yargıc.
Sana katlanacağımı sanma,
Hele borclu olduğumu, Aslaa!
Benim isyanım sensin,
Bunca haksızlığına,
Dalga gecercesine, dengeleri bozmana,
Sormadan yazmana,
Tüm caldıklarına
Ve tapınma hastalığından kurban aldığına_
Borclu olan, Sensinn!
Ben seni yıllar bundan önce sende gömdüm
Ve gövdeni odamdaki duvara astım,
Her görünce icin acısın diye!..
Şimdi yargıc benim..
Sen artik geri dur...

Mahni Zenganli
07.2011

Ruhumuz rehinde!


Boşver be!
Boşşşver anasını satim bu dünyayı,.. dersin bazen.
Bazende böööyle yuvarlananlarıyla yuvarlanıp gidersin.
Kuralı bu!
Yalanlarına aldanırsın,
Katlanırsın,
İnanırsın,
Allldatırsınnn..
Sendeee, yalan olursun!
Sende!
Kuralı budur dedim ya
Mutluluğu uzaklarda ararken
Burnunun ucunu göremez olursun,
Bir bakarsın önünde kocaman bir boşluk
Ve sen...
Boşver gitsin
Koşsanda yetişemezsin ki artık,
Biz yetişemediğimiz gibi.
Şimdi baksana
Ruhumuz rehinde,
Cismimiz darda
Kendimiz sürgünde.
Boşver, Sat anasını gitsin!
Satt gitsinnnn...'

Mahnı Zenganlı
2011 Kasım 04

Ruhumuz sığamadığından


Nelere katlaniyor insan demi!
Nelere alışıyor..
Geriye bıraktığımız onca acıdan serhoş olan insan
Ve serhoşluk gecesinin sabah baş dönmesi.
Nelere katlanıyor insan Alın yazısıdır diye,
Ve kayıplara karışıyor
Hemde uzaaak yakınlarda.
Bizi özgür yaratmışlar diye aldandık ,
Uyduk oyunlara
Ve esaret nedenimizde buyumuş Aslında!
Sen sen olmadığın icin değil
Ruhumuz sığamadığından bu topraklara
Hep dışlandık

2011 Kasım 02
M.Z

O gün..


ortadan bölündük o gün
ikimizde yarım yamalak.
Benim kalbim sende
ve senin gözlerin bende kaldı..
Şimdi, çok yakınlarda uzaklardayız ama..
Artık kalbim çarpmıyor ve gözlerin göremez oldu..

M.Z
2011

3 Kasım 2011 Perşembe

sana doymadan..


O ihtiras dolu dokunuşlarda
Seni bulmakta varmış.
Sende yaşarken,
Sana doymadan
Sende bitmekte varmış!
Ve Artık ne yapsanda beni içinden söküp atamazsın!!


M.Z
2011Oslo

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Türküsün...


Yazılmış bir Türküsün,
Dilim de ezberlediğim..
Ve misraların da
parça _ parça ezilmiş hikayelerinim...
Ben sende,
Misra_ Misra silinipte
Hep baştan yarandım!
Sen yazılmış bir Türküydün
Boğazım da Düğüm _ Düğüm
Hıçkırıklar tercümanı..
Ve dil alti mız mızladğım
Paramm Parça olmuş hayat kırıntılarııı...
Sen eskiden yazılmış bir...,
Ve ben ise heep unutulmuşşş...

Norveç
23.05.2011

5 Nisan 2011 Salı

Giden hepp sen olldun!!



Giden hep sen oldun,Ben kaldım..! Yinede giden sensin Ve ben,Yıkılan sensizlik duvarları altında, Ayakta durmağı sayıklayann! Giden sen oldun !! Peşimde düşen anılar.. Ve çözemez oldum senden kalan yolları! Bir ben kaldım, Bir sen adlı ihanet... Giden hepp sen olldun!! Ve Seni sensiz yaşamak ne zormuş meğer!! Kalan ben olduğum için!!!!!



04.04.2011


Yalnızlık ötesiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii






Basit midir ..


Hiç sanmam... Olur mu be canımm?! Basit midir sandın bu ateşi söndürmek, Özlem olmadan sevmeği alvelendirmek!! Tıpkı Denizin dalgalanığı, Suyun aktığı, Rüzgarın kanatlandığı, Yağmurla susamış Toprağın serhoşluğu ve Yakamozlarda Ay tanrıçasının Denizle sevişdiği gibidir gözlerinde yaşadıklarım!! Basit midir sandın..? Boğarak hıçkırıklarımızı göğsümüzde, Dilimiz varmadan biriktirdiğimiz göz yaşlarımız vedalaşsa bile.. Hiiiç sanmammmm... Uzaklarda olsam bilee..!! Kolay mı sandın unutmakkk!!

Oslo
04.2011

3 Nisan 2011 Pazar

Yeni tasarımlar zamanııı...



“Ben Kadınım” kitabını okuduğum andan itibaren ben de kendi kendime “ben kimim”diye sordum hep.Tanrı yaratmışsa eğer beni, ne amaçla yaratmış peki?Galiba hergün yeni tasarım ve portreler BEN’den ortaya çıkıyor!Gerçekten ben kimim?Bazen kutsal olarak bazen de şeytan portresinde yer aldım!Ben kimim???Ne zaman kadın olmaya başladım? Acaba erkekler istedikleri günden mi?Sizce kendi adımıza yeni anlam ve tasarımlar verme zamanı gelmemiş mi??





8 Mart Ve Turk Toplumuna Kısa bir bakış...




60 cı yılların sonlarından beri kadınların özgürlük mücadelesi genişlenmeye doğru hayatını başlarken toplumlarda olan Ataerkil düşünceleri karşısında, evleri dışında çalışmalara gayret gösteren kadınlar ekonomi olarak bağımsızlıklarını elde etmiş ve bu bağımsızlık sonucunda sosyal hayatlarına da çeki düzen vermeyei başarmişilar!



Aslinda kadınlar eski taboları kırmakla çağin en büyük Devrimine imza attilar demektir..



Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı 8 Mart 1840 yılında Amerika’nın Senka Falez Kentinde (New York) kadın ve erkek eğtim eşitliği başlığıile başladı. Bu mücadelenin en uç noktası 1920 yılında oy verme hakkını kazanmak ve daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hak ettikleri ücret ve daha da iyi yaşamak elde etmek oldu.1966 yılında birinci kadınlar hakkını savunma milli örgütü Beni Feridan adlı Amerikalı yazar önderliğile New York’ta kuruldu.

Günümüz çağımız da kadınların devrimi en önemli ve büyük devrimlerden biri sayilir, çünkü toplumların köklü inanclarının derinliğine nüfus eden bu devrim giderek te gelişmektedir!! Ama bu, dünyanın dört göşesinde kadınlara karşi zülüm ve berabersizliğin kalkmasi anlamina gelmiyor..Halada doğuda olan bir çok ülkede kadına karşı şiddet, haksizlik, taciz ve berabersizlik yasalar çerçivesinde hayatını devam etmektedir!!




Halada yasalar erkekler düşünceleri esasında yazilirken Ataerkil mahkemeler le sik sik karşilaşmak mümkün..o yüzden bu hareket tam anlamında sonucuna varmamiş demektir !! Tabii ki coğrafya ve hayat şartlarından asılı olarak her bölgenin bu sorunu çözme metoduda koşullarından asılıdır!! Ama bunlara rağmen dünya kadınlarının Irk, Din ve Dillerinden asılı olmayarak ortak ve anlaştıkları bir düşünce noktalari vardir, oda zülüm, haksizlik ve berabersizliğe karşi mücadele vermek ve uğruna bedeller ödemektir!!



1975 yılında dünya kadınlar yılını ilan eden Birleşmiş Milletler Örgütü 8 Mart gününe Kadın Günü damgasını vurdu!



Doğa ve yaratilişin başlangıcını Tanrı kadına hediye ettiği için körpe coçuklar bile dil açarken ana kelimesiile dil açiyorlar ve Ana dil, Ana vatan, Ana Toprak, Ana yurdu ve …her millete bir tanım ve kutsal varlık sayılır, özellikle Türk milleti gibi böyle maneviyata deyer veren milletler ananin ne önem taşıdığını toplumda çok iyi farkindalardi.. Daha doğrusu doğa kadınların ince amada derin ruhlarına bağlı olarak ön görüşlülük ve bir okadarda cesaret ve müdürlük zerafetini onlara bağişlamiştir!!!



Biz Türklerin bazı destanlarında soyumuzun Asena kurdundan geldiğine işaret ler olunmuş ve bu nedenle Ana ile bağlı olan her hangi şeyin önemini tarihte de vurgulamişlardir!



Türklerin kadınlara sayğısı defalarca tarihte de geçmiş ve isbat olunmuş bir gerçektir! Tümrüs Ana gibi gayretli bir hatun ulus başcisi olmuş ve tüm diğer başbuğlar gibi iftiharlı tarih yaratmiştir..



Kör oğlunun nigarı, Cengiz hanın hatunu, Keremin aslısı, Banu natanlar ve Zeynep paşalar gibi kahraman kadınlarımızın izi tarihin süsü, bezeği olmuş.. Ama ne yazık ki Türk Milleti Din değişimine uğradığı andan itibaren bu Milli maneviyatı kayıp etmeye başlamış!..



O günden bu güne, bu günden yarına yıllar geçmiş ve geçmekte, biz neredeyiz dünya nerede!Şöyle bir tur attık azda olsa tarihe, ülkelere ve var olan durumu açıkladık. Peki, ne geldi başımıza? Ne geldi kadınlığımıza?



Neredeyiz biz? NEREDEYİZ BİZ TÜRK KADINLARRRI?




MAHNI ZENGANLI


Oslo0


7.03.20011

16 Ocak 2011 Pazar

Ana yurdum..


Kökünde kök attim sende yarandim,


İnandim sen menim şah budagimsan.


Istirem ginede sende dirçelem,


Cismime can veren şen boyağimsan!


Qartalli qayalar arxa elime,


Adin da bezektir yasaq dilime!


Edalet qilincin bağla belime,


Yoluma nur saçan şah çirağımsan..


Ana yurdum Azerbaycaaaaann..!!





Zengan


2000

Baglanan qollarda..

Tozludur guzguler gorukmur zaman,

ne qeder goz islir dumandir-- duma,

sevdalar itirip sevgisin guman,

bu cenli yollarda ne axtaririq!?

Qeribe esirdir yaman bir cagdir,

Bu gunler ayrilan sol ile sagdir,

Bizim elimizde bu boyuk dagdir,

Baglanan qollarla ne axtaririq!?

Tebriz

1999

Dostaq bizde..

Dostaq bizde..

Biz dostaqda, dostaq bizde..

Ve ellerimiz gerceklerin bagirsaglariyla dugunlenmis!

He sevgilim—

Baxislarimiz

Hasarli meftillerin arxasindan

Ozgurlugu bekleyir..

Menimle birge,

Uzaqlari dinle...—

Erdebil dostagi

2003

2 Ocak 2011 Pazar

Sus sakin...

1)

Bazen mutluluk serce kusu tek,

Uzaktan sessizce izlemek gerek!

Ne kadar erken ucup giderse

Mutluluk omru bitmistir demek!

2)

Sus sakin…

Sakin anlatma,

sakin!

Bir sen bilebilirsin gozlerimdekileri…

Bir sen!

Sus neolur!

Bu gece sevgi hirsizlari

Alirda kaciri korkarim seni !

Sus ne olur…

Sus!Susta

Kimseler duymasin yakamozlarda ki

Fisiltilarimizi ay isiginda!

Biz yasak bir bakisin sonucu olduk

Ne yazik ki!

Ve kacamadik kacinilmazlardan!

Sus,

Susta savursun hayal tellerimizi

Alipta gotursun ruyalar diyarina!

Ya bir daha gecemez olursa yanimizdan bu ruzgar!

Ya yasamaz olursak…!

S… sakin!

Sakin

Duymasin kimseler nefes izlerini!

Biz artik kan tarlasinda olan

Eli kanli iki sucluyuz…

29.11.2010

Norvec

18 Kasım 2010 Perşembe

Golgelerimiz kisaliyor!

Hayat cok enteresan!

Tam diledigim bir noktada

Kendimi kayip etmek yolundamiyim

Yoksa bulmak mi,

Bilemiyorum?

Tuhaf bir duygu!

Cok tuhaf!

Sanki tabuta gomduler

Ve sadece golgelerimiz oldu bizden kalan!

Simdi ihanetler icinde cook uzaklarda

Dokunulmazlar otesinde

Hukum yemis surgun gibiyim.

Anliyormusun!?

Ihanet kokuyor gozler

Golgelerimiz gittikce kisaliyor!

Damarlarimiz da donuyor

Ve sonra eriyoruz santim-santim

Anlamiyormusun!

Burasi ihanet kokuyor diyorum!

Kisaliyor tek varligimiz!

Biz bizden oluyoruz!

Anlasana,

Burasi…

Iste hayat cok enteresan!

Cok!

Oslo

14.11.2010

13 Kasım 2009 Cuma

Yasak sevismelr...


Kendini bırak!
Biran da olsa bile,
O sabah sokaklarındaki
İlk son bahar yağmuru yla
Karışan küf tutmuş bakışlara
Bırak kendini!
O eskilmiş insan heykelleri,
Ve yanakları soğuktan yanmış kızların
Boş midelerin den püsküren
Öfke dolu kokulara,
Bırak!
Yalnızlıktan sessizcesine çıllık atan duvarlar,
Ve ona yaslanan bu erken büyüyen öksüz çocuklara.
Haydi!
İçindeki o bebeği bırak!
Bırak ta özgürcesine dolaşsın
O evlerden çıkan odun kokulu
Hasret hikâyelerinde.
Bırak ta dolaşsın bu talesiz şehrin
Gönlünden akan kara kanlarla.
Bırak gözlerde donukmuş gülümseye dokunsun bir an-
Bırak,
Onu da

kendini de.
Bırak ta yüzleşsinler
Bu yalan tanrı ve tanrıçaların
Yasak sevişmesi tanıklığında!
Artık bu şehir yaslı bir şehir
Ve onun da erken büyümesi gerek.
Bırak
Onu da
Kendini de
Bırak ta yüzleşsinler!




Kütahya
28.10.2009

Hikâyenin sonu


Bu sefer dur diyemem sana
Kafana koymuşun bir kere çünkü.
İyi,

bana da iyi yolculuklar söylemek düşer,
Artık yolunu seçmişin çünkü!
Ama bilmen gereken bir şey daha var,
Arkana bakmadan gitmen gerekir
Bu yolun dönüşü olamaz çünkü!
Haydi toparlan!
Kendine ayıt neyin varsa al…
Off-
Beni bağışla,

bağişla beni acımasız sam,
Taş gibi yapan beni sen oldun.
Yaşamam birde sensiz sanırdın
Ama gördün kii bal gibi oldu!!
İçimden beddua etmek gelmiyor
Mutluluk dilemek istedim sana-
Baktım mutsuz sun şimdi den belli.
Artık yapacakta bir şey kalmıyor,
Sadece, yolun açık olsun diye bilirim.
Şimdi çabuk ol!,
Haydı toparlan
Ama dur !
gitmeden önce iki çift lafım olacak sana!
Bu hikâyenin biz sonuna vardık,
Ve sandığın o salak ta artık değilim
Buradan çıktığın saatten sonra
Geri dönüşün olamaz artık.
Şimdi toparlan!
Arkanca kapıyı örtmem gerekir.
Haydi…!



İstanbul
30.10.2010